SÜBKÎ, Takıyyüddin

(تقي الدين السبكي)

Ebü’l-Hasen Takıyyüddîn Alî b. Abdilkâfî b. Alî b. Temmâm es-Sübkî (ö. 756/1355)

Şâfiî âlimi, müctehid.

3 Safer 683 (21 Nisan 1284) tarihinde Nil deltasının güneybatısında yer alan Menûfiye köylerinden Sübkülabîd’de doğdu. Babasının biyografisine geniş yer veren oğlu Tâceddin es-Sübkî onun öğrencilik yıllarını ayrıntılı biçimde anlatır. İlk eğitimini babasından ve diğer bazı âlimlerden aldıktan sonra babasıyla birlikte Kahire’ye gitti, daha önce ezberlediği eserleri buradaki hocalara arzetti. İbn Bintü Eaz, İbn Dakīkul‘îd, Ca‘berî, Necmeddin İbnü’r-Rif‘a, Alemüddin el-Irâkī, Takıyyüddin İbnü’s-Sâiğ, Abdülmü’min b. Halef ed-Dimyâtî, Yûsuf b. Abdurrahman el-Mizzî, Ebû Hayyân el-Endelüsî ve İbn Atâullah el-İskenderî gibi âlimlerden fıkıh, usul, kelâm, mantık, nahiv, lugat, tefsir, kıraat, hadis ve tasavvuf dersleri alarak kendini yetiştirdi. Hadis tahsili için çeşitli yerlere seyahatlerde bulundu. Pek çok hocası Sübkî’nin ilmini takdir etmiş ve onun çeşitli alanlarda yetişen seçkin bir âlim olduğunu belirtmiştir.

706’da (1306) Dımaşk’a giden Sübkî bir yıl sonra Kahire’ye döndü ve kendini telif, fetva ve tedrîs faaliyetlerine verdi. 716’da (1316) hacca gitti. Mısır’da Şâfiî mezhebinin önderi haline gelen Sübkî’ye her taraftan fetva sorulmaya başlandı. 719-727 (1319-1327) yılları arasındaki dönem dışında İbn Tolun Camii meşihatlığı görevini 739’a (1338) kadar sürdürdü. Aynı yıl Sultan Muhammed b. Kalavun tarafından Hatîb el-Kazvînî’nin vefatıyla boşalan Dımaşk kādılkudâtlığına tayin edildi. Emeviyye Camii hatipliğini de uzun süre yürüten Sübkî, 742’de (1341) Yûsuf el-Mizzî’nin vefatı üzerine Eşrefiyye Dârülhadisi meşihatlığına, 745’te (1344) Şemseddin İbnü’n-Nakīb’in vefatıyla boşalan eş-Şâmiyyetü’l-Berrâniyye Medresesi müderrisliğine getirildi. Ayrıca Gazzâliyye, el-Âdiliyyetü’l-kübrâ, Atabekiyye, Mesrûriyye gibi medreselerde müderrislik yaptı. Yetiştirdiği öğrenciler arasında Şehâbeddin Ahmed b. Aybek ed-Dimyâtî, Cemâleddin el-İsnevî, Alâeddin es-Safedî, Halîl b. Keykeldî el-Alâî, Zeynüddin el-Irâkī, Ebü’l-Mehâsin el-Hüseynî, Fîrûzâbâdî, amcasının oğlu İbn Abdülber es-Sübkî, Hâlid b. Îsâ el-Belevî,


kendi oğulları Muhammed, Bahâeddin Ahmed, Cemâleddin Hüseyin ve Tâceddin Abdülvehhâb gibi âlimler vardır. Dımaşk’ta hastalanınca kadılık görevine oğlu Tâceddin es-Sübkî geçti. Kahire’ye vardıktan birkaç gün sonra 3 Cemâziyelâhir 756 (15 Haziran 1355) tarihinde vefat etti ve Bâbünnasr Kabristanı’na defnedildi.

Memlükler döneminin meşhur âlimlerinden biri olan Sübkî pek çok alanda sahip olduğu birikimi telif ve tedrîs faaliyetlerine yansıtmıştır. Eserleri incelendiğinde dil ve mantığa dayalı analizlerin baskın olduğu, temas ettiği tefsir ve usûl-i fıkıh konularını bu eksende işlediği görülür. Fürû-i fıkıh alanında döneminde Şâfiî mezhebinin en önde gelen temsilcisi olduğu tartışmasız kabul edilmektedir. Özellikle bu mezhebin uygulama yönüne olan katkısı dikkate değerdir. Uzun yıllar kādılkudâtlık yaparken kazandığı birikimi fetvalarına yansıtmıştır. Eserlerinde ele aldığı fıkıh problemleri dönemin sosyal tarihi için zengin bir malzeme içermektedir. Oğlu Tâceddin es-Sübkî ile mukayese edildiğinde kendisinin fürû-i fıkıh, oğlunun ise usûl-i fıkıh yönüyle temayüz ettiği görülür. Eş‘arî mezhebini benimseyen Sübkî kelâm konularıyla da yakından ilgilenmiş ve görüşlerini dile getirmiştir. İbn Teymiyye’nin görüşlerini reddederken Eş‘ariyye başta olmak üzere Ehl-i sünnet’i savunmuştur. Zühd ve takvâ hayatı sürdüren Sübkî’nin tasavvuf konusunda da kayda değer görüşleri vardır. Ona göre sûfî Hak ile dost olan ve halk ile iç içe bir hayatı benimseyen kişidir.

Eserleri. Eser ve risâlelerinin sayısı 140 civarında olup başlıcaları şunlardır: 1. Tekmiletü’l-MecmûǾ. Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin Şâfiî fıkhına dair el-Müheźźeb adlı eserine Nevevî’nin yazdığı şerhin tekmilesi olup “Bâbü’r-Ribâ”dan “Bâbü Bey‘i’l-murâbaha”ya kadar gelebilmiştir (el-MecmûǾ, Kahire 1344-1352, X-XII. ciltler; nşr. Muhammed Necîb el-Mutîî, Riyad 1423/2003, X-XI. ciltler). 2. el-İbtihâc fî şerĥi’l-Minhâc. Nevevî’nin Minhâcü’ŧ-ŧâlibîn’i üzerine yazdığı ve “Kitâbü’ŧ-Ŧalâķ”ın başlarına kadar getirebildiği bir şerhtir (Kahire 1345; Beyrut 1404). 3. Fetâva’s-Sübkî. Bir kısmı risâle mahiyetindedir (I-II, Kahire 1356/1937; I-II, Beyrut, ts.). 4. el-İbhâc fî şerĥi’l-Minhâc. Kādî Beyzâvî’nin Minhâcü’l-vüśûl ilâ Ǿilmi’l-uśûl adlı eseri üzerine yazmaya başladığı bu şerhi “Vâcib” bahsinin başlarına kadar getirmiş, kalan kısmını oğlu Tâceddin es-Sübkî tamamlamıştır (nşr. Şa‘bân Muhammed İsmâil, I-III, Kahire 1401/1981; Beyrut 1404; nşr. Ahmed Cemâl ez-Zemzemî - Nûreddin Abdülcebbâr Sagīrî, I-VII, Dübey 1424/2004). 5. Şifâǿü’s-seķām fî ziyâreti ħayri’l-enâm (Haydarâbâd 1315/1897, 1371/1952; Bulak 1318; Kahire 1970; Beyrut 1371/1951). Takıyyüddin İbn Teymiyye’nin görüşlerinin eleştirildiği bu eser için Hanbelî âlimi Şemseddin İbn Abdülhâdî eś-Śârimü’l-münkî fi’r-red Ǿale’s-Sübkî adıyla bir reddiye kaleme almış (Kahire 1318; Riyad 1983; Beyrut 1985), ona karşı da İbn Allân es-Sıddîkī, İbrâhim b. Osman es-Semennûdî gibi âlimler reddiye yazmıştır (Abdülhay el-Kettânî, I, 277). 6. el-ǾAlemü’l-menşûr fî iŝbâti’ş-şühûr (Kahire 1329). 7. İbrâzü’l-ĥikem min ĥadîŝi rufiǾa’l-ķalem (nşr. Keylânî Muhammed Halîfe, Beyrut 1412/1992). 8. Virdü’l-Ǿalel fî fehmi’l-Ǿilel (nşr. Ali b. Sâlih b. Muhammed el-Mahmûdî, Mecelletü Külliyyeti dâri’l-Ǿulûm, XXXVII [Kahire 2006], s. 389-451). 9. el-İġrîd fi’l-ĥaķīķa ve’l-mecâz ve’l-kinâye ve’t-taǾrîż (nşr. Mahmûd Tevfîk Muhammed Sa‘d, Kahire 1986). 10. Keşfü’d-desâǿis fî hedmi’l-kenâǿis. Eser üzerine Seth Ward bir doktora çalışması yapmıştır (1984, Construction and Repair of Churches and Synagogues in Islamic Law: A Treatise of Taqī al-Dīn ǾAlī b. ǾAbd al-Kāfī al-Subkī, Yale University). 11. Ķażâǿü’l-ereb fî esǿileti Ĥaleb. Muhammed Âlim Abdülmecîd el-Efgānî’nin Ümmülkurâ Üniversitesi’nde yüksek lisans tezi olarak neşre hazırladığı eser basılmıştır (Mekke 1409/1988). 12. Küllü mevlûdin yûledü Ǿale’l-fıŧra (nşr. Muhammed Seyyid Ebû Amme, Tanta 1410/ 1990). 13. MaǾnâ ķavli’l-İmâm el-Muŧŧalibî: İźâ śaĥĥa’l-ĥadîŝ fe-hüve meźhebî (nşr. Ali Nâyif Bikāî, Beyrut 1413/ 1993). 14. Min Resâǿili’s-Sübkî en-naĥviyye (nşr. Cemâl Abdülâtî Muhaymer, Kahire 1409/1989). Nahve dair iki risâlesini ihtiva etmekte olup bunlardan Neylü’l-Ǿulâ fi’l-Ǿaŧf bi-”lâ” ayrıca basılmıştır. 15. er-Resâǿilü’s-Sübkiyye fi’r-red Ǿalâ İbn Teymiyye ve tilmîźihî İbn Ķayyim el-Cevziyye (nşr. Kemâl Ebü’l-Münâ, Beyrut 1403/1983). Sübkî’ye ait altı risâle içermekte olup bunlardan es-Seyfü’ś-śaķīl fi’r-red Ǿalâ İbn Zefîl (İbn Kayyim’in el-Ķaśîdetü’n-nûniyye’sine reddiye olup M. Zâhid Kevserî’nin tekmilesiyle birlikte yayımlanmıştır; Kahire 1356/1937, 1993), ed-Dürretü’l-muđıyye fi’r-red Ǿalâ İbn Teymiyye (Dımaşk 1347; Kahire 1937) ve el-İǾtibâr bi-beķāǿi’l-cenneti ve’n-nâr (nşr. Tâhâ ed-Desûkī Hubeyş, Kahire 1987) ayrı olarak basılmış, en-Nažarü’l-muĥaķķaķ fi’l-ĥalef bi’ŧ-ŧalâķi’l-muǾallaķ da Fetâvâ’sında yer almıştır (II, 309-314). 16. er-Rifde fî maǾnâ vaĥde (nşr. Zeyyân Ahmed el-Hâc İbrâhim, Mecelletü MaǾhedi’l-maħŧûŧâti’l-ǾArabiyye, XXVIII/2 [Küveyt 1984], s. 457-489; nşr. Abdülilâh Nebhân, et-Türâŝü’l-ǾArabî, V/17 [Dımaşk 1405/1984], s. 126-152; baskı yeri yok [Dârü’l-belâga], 1988). 17. Neylü’l-Ǿulâ fi’l-Ǿaŧf bi-”lâ” (nşr. Hâlid Abdülkerîm Cum‘a, Mecelletü MaǾhedi’l-maħŧûŧâti’l-ǾArabiyye, XXX [Küveyt 1986], s. 113-134). 18. Aĥkâmü “küll” ve mâ Ǿaleyhi tedül (nşr. Cemâl Abdülâtî Muhaymer, Kahire 1985; nşr. Ali Muavvaz - Âdil Abdülmevcûd, Halîl b. Keykeldî el-Alâî’nin Telķīĥu’l-fühûm fî tenķīĥi śıyaġi’l-Ǿumûm adlı risâlesiyle birlikte, Beyrut 1418/1997). 19. Eĥâdîŝü refǾi’l-yedeyn (et-Temhîd fî refǾi’l-yedeyn fi’ś-śalât, nşr. Selâhaddin el-Müneccid, Dımaşk 1951; Risâle fî refǾi’l-yedeyn fi’ś-śalât, Kahire 1970). 20. el-Kelâm Ǿalâ ĥinśı’n-nâsî (Risâle fî ĥatmiyyeti lâ ictihâde maǾa’n-naś ve Suǿâlân fi’n-nažari’l-muśîb fî Ǿıtķi’l-ķarîb ve’l-muǾallim fi’ttibâǾi mâ yüǾallem adlı risâleleriyle birlikte, nşr. Yûsuf Ahmed, Beyrut 1422/2002). 21. et-Temhîd fîmâ yecibü fîhi’t-taĥdîd (nşr. Selâhaddin el-Müneccid, Mecelletü’l-MecmaǾi’l-Ǿilmiyyi’l-ǾArabî, XXVI/2 [Dımaşk 1370/1951], s. 249-282). 22. Reddü’l-Ǿalel fî fehmi’l-Ǿilel (nşr. Ali b. Sâlih b. Muhammed el-Mahmûdî, Mecelletü Külliyeti dâri’l-Ǿulûm, sy. 37 [Kahire 1426/2006], s. 389-451). 23. es-Seyfü’l-meslûl Ǿalâ men sebbe’r-Resûl (Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 465; Süleymaniye, nr. 319; Hacı Beşir Ağa, nr. 657/3; Yenicami, nr. 209).

BİBLİYOGRAFYA:

Sübkî, Ŧabaķāt, X, 139-338; Safedî, el-Vâfî, XXI, 253-265; Zehebî, MuǾcemü’ş-şüyûħ: el-MuǾcemü’l-kebîr (nşr. M. Habîb el-Hîle), Tâif 1408/1988, II, 34-35; Ebü’l-Mehâsin el-Hüseynî, Źeylü Teźkireti’l-ĥuffâž (nşr. M. Zâhid el-Kevserî), Dımaşk 1347, s. 39-41; Hâlid b. Îsâ el-Belevî, Tâcü’l-mefriķ (nşr. Hasan es-Sâih), Muhammediye, ts. (İhyâü’t-türâsi’l-İslâmî), I, 237; İbn Kādî Şühbe, Ŧabaķātü’l-fuķahâǿi’ş-ŞâfiǾiyye (nşr. Ali M. Ömer), Kahire, ts. (Mektebetü’s-sekāfeti’d-dîniyye), II, 116-120; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine, III, 63-71; Süyûtî, Buġyetü’l-vuǾât, II, 176-177; Nuaymî, ed-Dâris fî târîħi’l-medâris (nşr. Ca‘fer el-Hasenî), Kahire 1988, I, 134-135; Keşfü’ž-žunûn, I, 215; II, 1018, 1049, 1070, 1223, 1873, 1879, 1912-1913; Serkîs, MuǾcem, I, 1004-1005; Brockelmann, GAL, II, 106-107; Suppl., II, 102-104; M. Sâdık Hüseyin, el-Beytü’s-Sübkî, Kahire 1948, s. 50-56; Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü’l-fehâris, I, 277; II, 616-617, 1033-1034; S. Ward, Construction and Repair of Churches and Synagogues in Islamic Law: A Treatise of Taqī al-Dīn ǾAlī b. ǾAbd al-Kāfī al-Subkī (doktora tezi, 1984), Yale University.

Bilal Aybakan


Fizan.Net

Fizan Neresidir

Fizan Turgut Reis tarafından 1551 yılında feth edilip osmanlı imparatorluğuna bağlanan uç eyaletin ismidir. Bugün fizan libya içinde yer almakta ve çöllük alandır.