SÂÂTÎ, Ahmed b. Abdurrahman

(أحمد بن عبد الرحمن الساعاتي)

Ahmed b. Abdirrahmân b. Muhammed el-Bennâ es-Sââtî (1884-1958)

Mısırlı hadis âlimi.

Nil nehri kıyısındaki Şimşire (Şemşire) köyünde doğdu. Babası ve kardeşleri çiftçilikle meşguldü. Hıfzını tamamladıktan sonra köyüne yakın olan İskenderiye’ye gitti ve orada dört mezhebe göre eğitim verilen Şeyh Mescidi’ne yerleşerek öğrenimine devam etti. Bir müddet sonra tahsilini sürdürürken bir saatçinin yanında saat tamiri ve satıcılığına başladı. Zamanla bu meslekte uzmanlaşıp saat ticareti yaptığı için Sââtî diye anıldı. Ardından köyüne döndü, evlendi ve Buhayre vilâyetine bağlı Mahmûdiye kasabasına yerleşti. Beldenin imamı ve âlim bir zat olan Şeyh Muhammed Zehrân ile ilmî müzakerelerde bulundu. Kütüb-i Sitte’yi ve diğer bazı hadis kaynaklarını okuduktan sonra 1929’da Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’ini mütalaa etmeye başladı; hayran kaldığı eseri konularına göre tertip etmeyi düşündü. Çeşitli ilim adamlarının ve özellikle Muhammed Zehrân’ın teşvikleriyle çalışmaya başladı. Sââtî büyük oğlu Hasan el-Bennâ’nın öğrenimi için Kahire’ye göç etti. Burada Ezher ulemâsı ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen âlimlerle tanışma imkânı buldu. Kahire’de tuttuğu büroda çalışmalarına ve el-Müsned’in tertibine devam etti. Bürosu ulemâ ve araştırmacıların uğrak yeri oldu. 1932’de çalışmasını tamamlayıp basımını titizlikle takip etti. Eserin XX. cildini tashih ederken hastalandı. Birkaç gün sonra, 8 Cemâziyelevvel 1378’de (20 Kasım 1958) vefat etti. Şeyh Seyyid Sâbık’ın kıldırdığı cenaze namazının ardından Karâfe Mezarlığı’nda şehid oğlu Hasan el-Bennâ’nın yanında defnedildi.

Eserleri. 1. el-Fetĥu’r-rabbânî li-tertîbi Müsnedi’l-İmâm Aĥmed b. Ĥanbel


eş-Şeybânî. Sahâbî râvilerine göre tertip edildiği için araştırma yapanların kolayca faydalanamadığı el-Müsned’i konularına göre yeniden düzenlemiş, rivayetlerin senedlerini çıkarmış, yalnız merfû hadislerin sahâbî râvisini, mevkuf ve maktû haberlerin ilk râvisini zikretmekle yetinmiştir. Bununla birlikte gerekli gördüğü yerlerde diğer râvilere veya senedin tamamına yer verdiği de olmuştur. Aynı sahâbîden gelen mükerrer hadislerin mâna bakımından en genişini, sened bakımından en sağlamını almış, eserine kaydetmediği rivayetlerde bazı ziyadeler ve açıklamalar bulunuyorsa bunları parantez içinde zikretmiş, ziyade kısım fazla ise ve mânayı ihlâl ediyorsa onları da hadisi zikrettikten sonra göstermiştir. İki tarikten biri anlam ve hüküm itibariyle daha geniş, diğeri sened bakımından daha sahih ise iki rivayeti de kendi lafızlarıyla ayrı ayrı kaydetmiştir. Hadis birden fazla sahâbîden rivayet edilmişse en fazla hüküm içeren ve senedi en sahih olanı alıp diğerlerine işaret etmekle yetinmiştir. Sââtî, bu eserinde Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inde bulunan her rivayete yer verdiğini, bilerek hiçbir rivayeti dışarıda bırakmadığını belirtmiştir. Birçok hükmü içeren uzun hadisleri önce uygun gördüğü konuda bütün olarak vermiş, ardından diğer konularla ilgili kısmını o bölümlerde zikretmiştir. Kısa olduğu halde birkaç hükmü içeren hadisleri de içerdiği hükümle ilgili yerlerde tekrar etmiştir. Kitap başlıca yedi kısma ayrılmış olup bunlar tevhid ve usûlü’d-dîn, fıkıh, tefsîrü’l-Kur’ân, tergīb ve terhîb, tarih, ahvâlü’l-âhire ve’l-fiten bölümleridir. Müellif bu eserini Bülûġu’l-emânî min esrâri’l-Fetĥi’r-rabbânî adıyla şerhederek garîb ve müşkil lafızların mânalarını açıklamış, hadislerin senedlerini el-Müsned’de olduğu gibi nakletmiş, tahrîclerini yapmış ve bazı hadislerin hükmünü belirtmiştir. Eser şerhiyle birlikte yirmi dört cilt halinde yayımlanmıştır (Kahire 1353-1358). Kitabı Rifat Oral ve Süleyman Sarı Türkçe’ye çevirmeye başlamış, bir bölümünü beş cilt halinde yayımlamıştır (Konya 2003-2004). 2. BedâǿiǾu’l-minen fî cemǾ ve tertîbi Müsnedi’ş-ŞâfiǾî ve’s-Sünen. Kitapta, İmam Şâfiî’ye nisbet edilen el-Müsned ve es-Sünen adlı eserler bir araya getirilmiştir. Bunlardan el-Müsned, isnadında İmam Şâfiî’nin yer aldığı merfû ve mevkuf rivayetleri Ebü’l-Abbas Esamm’ın bir araya getirerek oluşturduğu Müsnedü’ş-ŞâfiǾî, es-Sünen ise Ebû Ca‘fer et-Tahâvî’nin rivayet ettiği Sünenü’ş-ŞâfiǾî’dir. Sââtî bu iki eseri mükerrerlerini hazfederek ve hadisleri fıkıh bablarına göre düzenleyerek BedâǿiǾu’l-minen adıyla bir araya getirmiş, daha sonra bu çalışmasına el-Ķavlü’l-ĥasen şerĥu BedâǿiǾu’l-minen adını verdiği kısa bir şerh yazmıştır. Kitap şerhiyle birlikte neşredilmiştir (I-II, Kahire 1950). 3. Minĥatü’l-maǾbûd fî tertîbi Müsnedi’ŧ-Ŧayâlisî Ebî Dâvûd. Sââtî, Kâtib Çelebi’nin ilk müsned tasnif eden kimse olarak tanıttığı Ebû Dâvûd et-Tayâlisî’nin (ö. 204/819) el-Müsned’inin üslûbundan ve âlî isnadından etkilenerek üzerinde çalışmaya başlamış, eserin matbu nüshasında eksik olan sekiz sahâbî müsnedini Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inden tamamlamıştır. Kitabı baştan sona okuyarak daha önce musahhihlerin yaptığı düzeltmelerle birlikte kendi tashihlerini de matbu nüshaya işlemiştir. el-Fetĥu’r-rabbânî’de yaptığı gibi eseri fıkıh bablarına göre tertip ederek toplam 2767 hadisi yedi ana bölüm altında düzenlemiştir. Bunlar tevhid ve usûlü’d-dîn, fıkıh, tefsir, tergīb ve terhîb, tarih, alâmâtü’s-sâa ve fiten, kıyamet ve ahvâlü’l-âhire bölümleridir. Bu bölümlerin altında bablar yer almış, bab başlıkları konuyla ilgili hadislerin kolayca bulunmasını sağlayacak biçimde tertip edilmiştir. Sââtî gerekli gördüğü yerleri açıklamak, bazı konulardaki eksikleri tamamlamak, okunmasında güçlük bulunan kelimeleri harekelemek için et-TaǾlîķu’l-maĥmûd Ǿalâ Minĥati’l-maǾbûd adını verdiği bir eser daha yazmış ve iki eser bir arada yayımlanmıştır (I-II, 1372-1373/1952-1953).

BİBLİYOGRAFYA:

Sââtî, el-Fetĥu’r-rabbânî, XXIV, 232-237; a.mlf., BedâǿiǾu’l-minen, Kahire 1950; a.mlf., Minĥatü’l-maǾbûd, Beyrut 1400, I, 2-16; Ziriklî, el-AǾlâm (Fethullah), I, 148; Sâlihiyye, el-MuǾcemü’ş-şâmil, III, 137; Muhammed ez-Zühaylî, MerciǾu’l-Ǿulûmi’l-İslâmiyye, Dımaşk, ts. (Dârü’l-ma‘rife), s. 293; İbrâhim el-Beyyûmî Gānim, “Hasan el-Bennâ”, DİA, XVI, 307; M. Yaşar Kandemir, “el-Müsned (Tayâlisî)”, a.e., XXXII, 103; a.mlf., “el-Müsned (Ahmed b. Hanbel)”, a.e., XXXII, 105.

İsmail Hakkı Ünal

Fizan.Net

Fizan Neresidir

Fizan Turgut Reis tarafından 1551 yılında feth edilip osmanlı imparatorluğuna bağlanan uç eyaletin ismidir. Bugün fizan libya içinde yer almakta ve çöllük alandır.