MERVÂN b. EBÛ HAFSA

(مروان بن أبي حفصة)

Ebü’s-Sımt (Ebü’l-Heyzâm / Ebü’l-Hendâm) Mervân b. Süleymân b. Yahyâ b. Ebî Hafsa Yezîd (ö. 182/798)

Methiyeleriyle tanınan Arap şairi.

105’te (723) Yemâme’de doğdu ve orada yetişti. Kendisine nisbetle İbn Ebû Hafsa olarak da anıldığı büyük dedesi Ebû Hafsa Yezîd’in Horasan Ya‘kūbîleri ailesinden geldiği söylenir. Ebû Hafsa, Hz. Osman’ın Mervân b. Hakem’e (I. Mervân) hibe ettiği kölelerinden biriydi. Hz. Osman’ın evi sarılıp şehid edildiğinde gösterdiği kahramanlıktan dolayı Ebû Hafsa’yı âzat eden Mervân Medine valisi olunca onu Yemâme haracını toplamakla görevlendirmişti. Genç yaşta şiir söylemeye başlayan Mervân, nesilden nesile halifelere ve devlet büyüklerine methiyeler söylemiş bir aileden gelir. Bir beytinden dolayı Zülkimr lakabıyla anılan ve torunu Mervân el-Asgar’dan ayırt edilmek için Mervân el-Ekber olarak da tanınan şair, bir yakını tarafından Emevî Halifesi Velîd b. Yezîd’e takdim edilmesinden sonra Hz. Ali taraftarı Seyyid el-Himyerî, Di‘bil el-Huzâî gibi şairlere karşı Emevîler’in safında yer aldı; Mervân b. Muhammed’in (II. Mervân) yakın dostları arasına girerek bütün faaliyet ve mücadelelerinde onunla beraber bulundu. 159 (776) yılına doğru Bağdat’a giden Mervân zekâsı sayesinde Abbâsî sarayında itibar gördü. Başta Abbâsî halifeleri Mansûr, Mehdî-Billâh, Hâdî-İlelhak ve Hârûnürreşîd ile Abbâsî vezirleri ve Bermekîler olmak üzere zamanın devlet büyüklerine sunduğu methiyeleriyle yüklü bir servet edindi. Özellikle Yemen ve Sicistan valiliklerinde bulunan, cömertliği ve yiğitliğiyle tanınan Ma‘n b. Zâide eş-Şeybânî ile münasebet kuran şair onun vefatına kadar hakkında yazdığı methiyelerle servetini çoğalttı, ölümü üzerine de onun için mersiyeler kaleme aldı. Ma‘n hakkındaki bir övgüsünü aşırı bulan Mansûr ile Mehdî-Billâh’ın, şairi bir yıl saray meclislerine kabul etmedikleri kaydedilir. Hz. Ali taraftarlarına karşı yazdığı yergileriyle Hârûnürreşîd’in ilgisini çekmeye çalıştı. Siyasî içerikli bu şiirlerinde Abbâsîler’in hilâfetteki haklılığını kanıtlamaya büyük çaba harcamıştır. Aşırı derecede haris ve cimri olup düzensiz bir hayat yaşadığı nakledilen Mervân, muhtemelen Hz. Ali taraftarlarından birinin suikastı sonucunda öldürüldü.

Zamanının çoğunu Yemâme’de geçiren Mervân’da yabancı kültürlerle karışmış Bağdat Abbâsî kültür ve medeniyetinin etkisi belirgin değildir. Bu sebeple şiirleri daha çok çöl şairlerinin geleneğini yansıtır. Zengin ve fasih kelime örgüsü içinde muntazam, âhenkli bir söz dizimiyle duygu ve düşüncelerini hareketli ve hitabete benzer bir hava içinde anlatır. Bu sebeple II. (VIII.) yüzyılın sonlarında ortaya çıkan ve “minberî şiir” adı verilen tarzın önde gelen temsilcilerinden sayılır. Mersiye, hiciv, gazel ve tasvire dair az miktardaki şiirleri hariç tutulursa eserlerinin tamamına yakınını methiyeler oluşturur. Övdüğü kişilerin daha fazla teveccüh ve ihsanına nâil olmak için methiyeleri üzerinde bir yıl çalıştığı kaydedilir. Bu sürenin dört ayının nazım ve telif, dört ayının düzeltme ve süsleme, dört ayının da


usta şair ve eleştirmenlerin incelemesiyle geçtiği, bunun sonucunda beğenildiği takdirde şiirlerini övdüğü kişiye ve halka arzettiği belirtilir. Mervân bu şiirlerinde “havliyyât” ve “münakkahiyyât” adı verilen kasidelerin sahibi olan Züheyr b. Ebû Sülmâ ve Hutay’e gibi külfetli şairlerin geleneğini sürdürmüştür.

İbnü’n-Nedîm’in Mervân b. Ebû Hafsa’ya nisbet ettiği 300 varaklık divan zamanımıza ulaşmamıştır. Kaynaklardan derlenen şiirleri Mervân b. Ebî Ĥafśa ve şiǾruh (nşr. Kahtân b. Reşîd et-Temîmî, Necef 1972), ŞiǾru Mervân b. Ebî Ĥafśa (nşr. Hüseyin Atvân, Kahire 1973, 1982) ve Dîvânü Mervân b. Ebî Ĥafśa (şerh ve nşr. Eşref Ahmed Adre, Beyrut 1414/1993) adlarıyla yayımlanmıştır. Ayrıca İsmâil b. İbrâhim b. Hamed es-Semâîl, ŞâǾirü’l-Yemâme Mervân b. Ebî Ĥafśa isimli bir eser kaleme almıştır (Riyad 1414/1994).

BİBLİYOGRAFYA:

ŞiǾru Mervân b. Ebî Ĥafśa (nşr. Hüseyin Atvân), Kahire 1982; Dîvânü Mervân b. Ebî Ĥafśa (nşr. Ahmed Adre), Beyrut 1414/1993; Câhiz, el-Beyân ve’t-tebyîn, I, 63-64; III, 355; İbn Kuteybe, eş-ŞiǾr ve’ş-şuǾarâǿ, II, 763-765; İbnü’l-Mu‘tez, Ŧabaķātü’ş-şuǾarâǿ (nşr. Abdüssettâr Ahmed Ferrâc), Kahire 1375/1956, s. 42-53, 391-393; Ebû Abdullah İbnü’l-Cerrâh, el-Varaķa (nşr. Abdülvehhâb Azzâm - Abdüssettâr Ahmed Ferrâc), Kahire 1953, s. 44-46; Taberî, Târîħ (Ebü’l-Fazl), VIII, 153, 181-182, 225, 243, 257-258, 259-260, 318, 347-349; Cehşiyârî, el-Vüzerâǿ ve’l-küttâb, s. 190-191; Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, el-Eġānî, Beyrut 1415/1994, X, 292-308; XXIII, 150-156; Merzübânî, MuǾcemü’ş-şuǾarâǿ (nşr. F. Krenkow), Kahire 1354, s. 396-397, 399; a.mlf., el-Müveşşaĥ (nşr. Ali Muhammed el-Bicâvî), Kahire 1385/1965, s. 316-319, 371-372; İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist, Kahire, ts. (Matbaatü’l-istikāme), s. 234; Ebû Mansûr es-Seâlibî, Leŧâǿifü’l-maǾârif, Kahire 1960, s. 70-74; Ebû İshak el-Husrî, Zehrü’l-âdâb (nşr. Ali Muhammed el-Bicâvî), Kahire 1389/1969, I, 366-367; Brockelmann, GAL, I, 74; Suppl., I, 112-113; Sezgin, GAS (Ar.), II/3, s. 213-214; Kahtân b. Reşîd et-Temîmî, Mervân b. Ebî Ĥafśa ve şiǾruh, Necef 1972; A. H. Harley, “Abu’s-Simŧ Marwān b. Abī Ĥafśaha Post-classical Arab Poet”, JASB, üçüncü seri, sy. 3 (1937), s. 71-90; J. E. Bencheikh, “Marwān al-Akbar b. Abī Ĥafśa”, EI² (İng.), VI, 625-626.

Süleyman Tülücü

Fizan.Net

Fizan Neresidir

Fizan Turgut Reis tarafından 1551 yılında feth edilip osmanlı imparatorluğuna bağlanan uç eyaletin ismidir. Bugün fizan libya içinde yer almakta ve çöllük alandır.