İBNÜ’n-NECCÂR el-FÜTÛHÎ

(ابن النجّار الفتوحي)

Ebû Bekr (Ebü’l-Bekā) Takıyyüddîn Muhammed b. Ahmed b. Abdilazîz el-Fütûhî (ö. 972/1564)

Hanbelî fakihi, kādılkudât.

898 (1492-93) yılında Kahire’de doğdu. Temel eğitimini, Mısır’ın son Hanbelî kādılkudâtlarından olan babasından ve bölgenin diğer âlimlerinden aldı. Bilgisini ve


tecrübesini arttırmak için Şam’a giderek bir süre orada kaldı. Dinî ilimlerde, özellikle de fıkıh, usul ve Arap dili gramerinde kendini yetiştirerek yaşadığı dönemde Hanbelî mezhebinin en önde gelen şahsiyetlerinden biri oldu. İlminin yanı sıra ahlâk ve yaşayışıyla da toplumun saygısını kazanan İbnü’n-Neccâr Hanbelî kādılkudâtı olarak tayin edildi. Böylece yargı, öğretim ve fetva işlerinde babasının yerini aldı. 955’te (1548) hacca gitti. İbnü’l-İmâd, İbnü’l-Gazzî ve İbn Şattî gibi müellifler, İbnü’n-Neccâr’ın 980 (1572) yılı civarında vefat ettiğini söylemekteyse de onun arkadaşı Abdülkādir b. Muhammed el-Cezîrî’nin Dürerü’l-ferâǿidi’l-munažžama adlı eserine atıfta bulunan İbn Humeyd (es-Süĥubü’l-vâbile, II, 856) ölüm tarihini 18 Safer 972 (25 Eylül 1564) olarak vermektedir. Cenaze namazını oğlu Muvaffakuddin Ezher Camii’nde kıldırdıktan sonra vasiyeti üzerine Kahire’deki Türbetülmücâvirîn’de Şemseddin el-Alkamî’nin kabri civarında, Zeynüddin el-Irâkī’nin mezarına yakın bir yere defnedildi.

Ders arkadaşı Abdülkādir el-Cezîrî, Şehâbeddin eş-Şüveykî’nin Medine’de ve onun öğrencisi Mûsâ el-Haccâvî’nin Şam’da vefatından sonra İslâm dünyasında İbnü’n-Neccâr’dan daha büyük bir Hanbelî âlimi kalmadığını belirtmekte (a.g.e., II, 855), Abdülvehhâb eş-Şa‘rânî ise vefatıyla birlikte Mısır’da Hanbelî mezhebinin de söndüğü söylenen İbnü’n-Neccâr’la kırk yıla yakın dostluğu bulunduğunu ve onun kadar edepli bir kişi görmediğini kaydetmektedir (Kemâleddin el-Gazzî, s. 141-142).

Eserleri. 1. Müntehe’l-irâdât fî cemǾi’l-MuķniǾ maǾa’t-Tenķīĥ ve ziyâdât (I-III, Beyrut, ts. [Âlemü’l-kütüb], Buhûtî’nin şerhiyle birlikte). Müellifin Şam’da iken yazdığı bu kitap, Muvaffakuddin İbn Kudâme’nin çok rağbet gören el-MuķniǾi ile Ali b. Süleyman el-Merdâvî’nin et-Tenķīĥu’l-müşbiǾ fî taĥrîri aĥkâmi’l-MuķniǾ adlı eserlerine bazı eklemelerde bulunulup çıkarmalar yapılmak suretiyle hazırlanmıştır. Bizzat müellifi tarafından MeǾûnetü üli’n-nühâ Ǿale’l-Müntehâ adıyla şerhedilen eser üzerine başka birçok şerh ve hâşiye yazılmıştır (Abdullah b. Ali es-Sübey‘î, s. 298). Bunlar arasında Buhûtî’nin Deķāǿiķu üli’n-nühâ li-Şerĥi’l-Müntehâ (Şerĥu Müntehe’l-irâdât) adlı şerhiyle (I-III, Beyrut, ts. [Âlemü’l-kütüb]; I-IV, Kahire 1319-1320 [Keşşâfü’l-ķınâǾın kenarında]) İrşâdü üli’n-nühâ li-Deķāǿiķı’l-Müntehâ adlı hâşiyesi en meşhurlarındandır. Ayrıca Mer‘î b. Yûsuf, Müntehe’l-irâdât ile Haccâvî’nin el-İķnâǾını Ġāyetü’l-müntehâ fi’l-cemǾ beyne’l-İķnâǾ ve’l-Müntehâ adıyla bir araya getirmiştir (nşr. M. Cemîl eş-Şattî - M. Züheyr eş-Şâvîş, I-III, Dımaşk 1378). Hanbelî mezhebinin müteahhir âlimlerinin çok itibar ettikleri, fıkıh dersleri ve fetvaları için el kitabı olarak kullandıkları Müntehe’l-irâdât daha sonraki Hanbelî literatürünü de etkilemiştir. Meselâ Mer‘î b. Yûsuf’un Delîlü’ŧ-ŧâlib li-neyli’l-meŧâlib adlı eseri (nşr. Abdullah Ömer el-Bârûdî, Beyrut 1985) âdeta Müntehe’l-irâdât’ın bir muhtasarı gibidir. 2. el-Muĥteberü’l-mübteker şerĥu’l-Muħtaśar (Şerĥu’l-Kevkebi’l-münîr). İbnü’n-Neccâr, Merdâvî’nin Hanbelî mezhebinin temel usul kaynaklarından biri olan Taĥrîrü’l-menķūl fî tehźîbi Ǿilmi’l-uśûl adlı eserini Muħtaśarü’t-Taĥrîr (el-Kevkebü’l-münîr) adıyla ihtisar etmiş (Chester Beatty Library, nr. 3292/6 [müellif hattı]), ardından bu muhtasara el-Muĥteberü’l-mübteker şerĥu’l-Muħtaśar ismiyle bir şerh yazmıştır. Şerhi Muhammed Hâmid el-Fıkī yayımlamışsa da (Kahire 1372/1953) bu neşir eksik bir nüshadan yapıldığı için orijinal metnin ancak üçte biri kadardır. Daha sonra Muhammed ez-Zühaylî ve Nezîh Hammâd, çeşitli nüshalarıyla karşılaştırmak suretiyle şerhin tamamının ilmî neşrini yapmışlardır (I-IV, Dımaşk 1400-1402/1980-1982). İbnü’n-Neccâr’ın kütüphane kayıtlarında Arapça gramerine ve Kur’an tecvidine dair bazı küçük risâlelerine de rastlanmaktadır (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 363, vr. 16-29).

BİBLİYOGRAFYA:

İbnü’n-Neccâr el-Fütûhî, Şerĥu’l-Kevkebi’l-münîr (nşr. Muhammed ez-Zühaylî - Nezîh Hammâd), Dımaşk 1400/1980, neşredenlerin girişi, I, 12; Buhûtî, Şerĥu Müntehe’l-irâdât, Beyrut, ts. (Âlemü’l-kütüb), I, 3-9; Keşfü’ž-žunûn, II, 1853; İbnü’l-İmâd, Şeźerât, VIII, 390; Kemâleddin el-Gazzî, en-NaǾtü’l-ekmel (nşr. Muhammed Mutî‘ el-Hâfız - Nizâr Abâza), Dımaşk 1402/1982, s. 141-142; İbn Humeyd, es-Süĥubü’l-vâbile Ǿalâ darâǿiĥi’l-Ĥanâbile (nşr. Bekir b. Abdullah Ebû Zeyd - Abdurrahman b. Süleyman el-Useymîn), Beyrut 1416/1996, II, 854-858; Muhammed eş-Şattî, Muħtaśaru Ŧabaķāti’l-Ĥanâbile (nşr. Fevvâz ez-Zemerlî), Beyrut 1406/1986, s. 96-97; Brockelmann, GAL Suppl., II, 447; Karatay, Arapça Basmalar, s. 340, 377; Ziriklî, el-AǾlâm, VI, 233; A. J. Arberry, The Chester Beatty Library, A Handlist of the Arabic Manuscripts, Dublin 1955, II, 17; VII, 110; Kehhâle, MuǾcemü’l-müǿellifîn, VIII, 276-277; Abdülkādir b. Bedrân, el-Medħal ilâ meźhebi’l-İmâm Aĥmed b. Ĥanbel (nşr. Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî), Beyrut 1405/1985, s. 439-441, 461; Abdullah b. Ali es-Sübey‘î, ed-Dürrü’l-münađđad fî esmâǿi kütübi meźhebi’l-İmâm Aĥmed (nşr. Ömer b. Garâme el-Amrî), Beyrut 1416/1996, s. 296-298; Ferhat Koca, “Hanbelî Mezhebi”, DİA, XV, 541-542.

Ferhat Koca

Fizan.Net

Fizan Neresidir

Fizan Turgut Reis tarafından 1551 yılında feth edilip osmanlı imparatorluğuna bağlanan uç eyaletin ismidir. Bugün fizan libya içinde yer almakta ve çöllük alandır.