İBNÜ’n-NAKĪB el-MAKDİSÎ

(ابن النقيب المقدسي)

Ebû Abdillâh Cemâlüddîn Muhammed b. Süleymân b. el-Hasen el-Belhî el-Makdisî (ö. 698/1298)

Müfessir, mutasavvıf ve Arap dili âlimi.

Aslen Belhli olup 15 Şâban 611’de (20 Aralık 1214) Kudüs’te doğdu. Tahsil için Kahire’ye giderek çeşitli hocalardan ders okuduğu belirtilmekteyse de bunlardan sadece Ebü’l-Fazl Yûsuf b. Abdülmu‘tî el-Mehîlî’nin adı verilmiş, burada ayrıca tasavvufla da ilgilendiği, Şehâbeddin es-Sühreverdî’den faydalanıp hırka giydiği, kendisinin de Radıyyüddin Ebû Muhammed Hüseyin b. Abdülmü’min et-Taberî’ye hırka giydirdiği zikredilmiştir. İbnü’n-Nakīb Âşûriyye Medresesi’nde, ardından bir hücresine yerleştiği Ezher Camii’nde ders okuttu. Zehebî, Ebû Hayyân el-Endelüsî, Birzâlî ve Ca‘berî onun talebeleridir. Daha sonra Kudüs’e dönerek ömrünün sonuna kadar burada yaşadı. Kaynakların Hanefî olduğuna işaret etmesine rağmen İbnü’l-İmâd’ın Hanbelî olduğunu söylediği İbnü’n-Nakīb Muharrem 698’de (Ekim 1298) vefat etti. İbnü’n-Nakīb’in zâhid ve mütevazi şahsiyetine işaret edilerek içlerinde devlet erkânının da bulunduğu pek çok kişinin onu ziyaret ettiği belirtilmiş, emir bi’l-ma‘rûf nehiy ani’l-münkere büyük önem verdiği ve her şartta bunu yerine getirmeye çalıştığı kaynaklarda zikredilmiştir.

Eserleri. 1. Muķaddimetü Tefsîri İbni’n-Naķīb fî Ǿilmi’l-beyân ve’l-meǾânî ve’l-bedîǾ ve iǾcâzi’l-Ķurǿân. İlk defa İbn Kayyim el-Cevziyye’ye nisbet edilerek el-Fevâǿidü’l-müşavvıķ ilâ Ǿulûmi’l-Ķurǿân ve Ǿilmi’l-beyân adıyla neşredilen eserin (nşr. M. Bedreddin en-Na‘sânî, Kahire 1327) daha sonra aynı şekilde çeşitli baskıları yapılmışsa da (Beyrut 1982, Beyrut, ts.; nşr. Muhammed Osman el-Huşt, Kahire 1994, Kahire, ts.) Ahmed Muhammed Şâkir, kitabın İbn Kayyim el-Cevziyye’ye nisbetinin çok şüpheli olduğunu ve yazma nüshasında yer alan ismin sonradan eklediğini ortaya koymuştur (el-Menâr, XIX/2 [1334], s. 121-122). Bu makalenin ardından birçok ilim adamı onun görüşüne katılmış, ancak eserin gerçek sahibini gösteren olmamıştır (meselâ bk. Bekir b. Abdullah Ebû Zeyd, s. 184-185). Kitabın İbnü’n-Nakīb el-Makdisî’ye aidiyetini ve el-Fevâǿidü’l-müşavvıķ isminin uydurma olduğunu ilk defa Zekeriyyâ Saîd Ali ileri sürmüştür. Saîd Ali, 1911 yılında tamamladığı doktora tezinde (Belâġatü’l-Ķurǿân Ǿinde’l-müfessirîn, s. 3-19) ve daha sonra yayımladığı makalesinde el-Fevâǿidü’l-müşavvıķ’taki ifadelerle İbn Kayyim el-Cevziyye’nin savunduğu görüşler arasında çelişki bulunduğunu


örneklerle göstermiş; Ebû Hayyân el-Endelüsî, Süyûtî ve diğer müelliflerin eserlerinde İbnü’n-Nakīb’e nisbetle yer alan alıntıların bu kitapta da geçtiğini belirtmiştir. İbnü’n-Nakīb’in tefsirinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde mevcut yazma nüshalarındaki (aş. bk.) ifadeler ve kullandığı kaynaklarla el-Fevâǿidü’l-müşavvıķ’takiler arasında da büyük benzerlikler vardır. Zekeriyyâ Saîd Ali, daha sonra eseri İbnü’n-Nakīb el-Makdisî’ye nisbet ederek geniş bir girişle birlikte Muķaddimetü Tefsîri İbni’n-Naķīb adıyla yayımlamıştır (Kahire 1415/1995). İbnü’n-Nakīb eserinde meânî, beyân, bedî‘ ve i‘câzü’l-Kur’ân’a dair tartışmaları toplamış, bunların Kur’an âyetlerinin tefsirindeki önemini ortaya koymuştur. Ebû Hayyân el-Endelüsî’nin de belirttiği gibi (Baĥrü’l-muĥîŧ, I, 6) eser geniş bir derleme olmakla birlikte müellifin şahsî görüş ve tercihlerini de ihtiva etmektedir. Ebû Hayyân tefsirinde, Bahâeddin es-Sübkî ǾArûsü’l-efrâĥ fî şerĥi Telħîśi’l-Miftâĥ’ta ve Süyûtî el-İtķān’da İbnü’n-Nakīb’in eserini kaynak olarak kullanmışlardır. 2. et-Taĥrîr ve’t-taĥbîr li-aķvâli eǿimmeti’t-tefsîr fî meǾâni kelâmi’s-semîǾi’l-baśîr. Müteahhir kaynaklarda eserden “tefsir” diye söz edilirken ilk defa Kâtib Çelebi bu ismi kullanmıştır (Keşfü’ž-žunûn, I, 358). İbnü’n-Nakīb bu kitabında sebeb-i nüzûl, nâsih-mensuh, kıraat, i‘rab, hakaik, ahkâm, tefsir ve te’vil başlıkları altında önceki müfessirlerin görüşlerini naklettikten ve âyetler arası münasebeti gösterdikten sonra yer yer kendi düşüncelerini de ifade etmiştir. Tefsirde Taberî, Mâtürîdî, Zemahşerî, İbn Atıyye el-Endelüsî, Fahreddin er-Râzî, Muhammed b. Ahmed el-Kurtubî, Sîbeveyhi, Ebü’l-Bekā el-Ukberî, Hatîb et-Tebrîzî, İzzeddin İbn Abdüsselâm, Sülemî ve Kuşeyrî gibi âlim ve mutasavvıfların görüşlerine fazlaca yer verilmiş, bu sebeple Ebû Hayyân el-Endelüsî kitap hakkında “kesîrü’t-tekrîr, kalîlü’t-tahrîr, müfritü’l-ishâb” (tekrarları çok, müellife ait yazılar az, ayrıntı ifrat derecesinde) ifadesini kullanmıştır. Eserin bilinen on cildinden altısı Süleymaniye Kütüphanesi’nde (Fâtih, nr. 177; Lâleli, nr. 238; Cârullah Efendi, nr. 71-74), ikisi Fas’ta, biri Tunus’ta, biri de Bağdat’ta bulunmaktadır (Muķaddimetü Tefsîri İbni’n-Naķīb, neşredenin girişi, s. 37-38). Tefsirin Süleymaniye Kütüphanesi’nde (Lâleli, nr. 1511, vr. 29-44) Muħtaśarü’l-cüzǿi’l-evvel min Kitâbi’t-Taĥrîr ve’t-taĥbîr li-aķvâli eǿimmeti’t-tefsîr fî meǾâni kelâmi’s-semîǾi’l-baśîr adıyla kayıtlı bir muhtasarı mevcuttur. 3. Risâletü’l-âyâti’l-beyyinât fî tefsîri baǾżı âyâti müteşâbihâti’l-Ķurǿâni’l-Kerîm. İbtisâm es-Saffâr tarafından Mektebetü’l-Ezher’de gösterilen eseri (MuǾcemü’d-dirâsâti’l-Ķurǿâniyye, s. 608) belirtilen yerde bulamadığını söyleyen Zekeriyyâ Saîd Ali aynı kütüphanede (nr. 14479 [395 Mecâmi‘], vr. 62-93), Fevâǿid mine’t-Taĥrîr ve’t-taĥbîr li-aķvâli eǿimmeti’t-tefsîr adıyla kayıtlı İbnü’n-Nakīb el-Makdisî’ye nisbet edilen bir yazmanın bulunduğunu bildirmiştir (Muķaddimetü Tefsîri İbni’n-Naķīb, neşredenin girişi, s. 39). 4. Minhâcü’l-Ǿârifi’l-müttaķī ve miǾrâcü’s-sâliki’l-mürtaķī. Dâvûdî’ye göre kırk varaklık tasavvufî bir kasidedir.

BİBLİYOGRAFYA:

İbnü’n-Nakīb el-Makdisî, Muķaddimetü Tefsîri İbni’n-Naķīb (nşr. Zekeriyyâ Saîd Ali), Kahire 1415/1995, s. 21-176, neşredenin girişi, s. 37-39; Ebû Hayyân el-Endelüsî, Baĥrü’l-muĥîŧ, Kahire 1329/1910, I, 6, 11; Zehebî, MuǾcemü’ş-şüyûħ: el-MuǾcemü’l-kebîr (nşr. Muhammed Habîb el-Hîle), Tâif 1988, II, 193-194; İbn Kayyim el-Cevziyye, BedâǿiǾu’t-tefsîri’l-câmiǾ li-tefsîri’l-İmâm İbn Ķayyim el-Cevziyye (nşr. Yüsrî es-Seyyid Muhammed), Demmâm 1414/1993, I, neşredenin girişi, s. 64-74; Bahâeddin es-Sübkî, ǾArûsü’l-efrâĥ (Şürûĥu’t-Telħîs içinde), Beyrut, ts. (Dârü’s-sürûr), I, 31; İbn Kesîr, el-Bidâye, XIV, 4-5; Kureşî, el-Cevâhirü’l-muđıyye, III, 165-166; Zerkeşî, el-Burhân, I, 311; İbnü’l-Mülakkın, Ŧabaķātü’l-evliyâǿ (nşr. Nûreddin Şerîbe), Kahire 1393/1973, s. 504; Bikāî, Nažmü’d-dürer, Haydarâbâd 1978, I, 10; Süyûtî, Ŧabaķātü’l-müfessirîn (nşr. Ali Muhammed Ömer), Kahire 1396/1976, s. 100-101; a.mlf., el-İtķān (Bugā), I, 23, 429; II, 1142, 1215; Ebü’l-Yümn el-Uleymî, el-Ünsü’l-celîl bi-târîħi’l-Ķuds ve’l-Ħalîl, Amman 1973, II, 217; Dâvûdî, Ŧabaķātü’l-müfessirîn, II, 144-145; Keşfü’ž-žunûn, I, 358; İbtisâm es-Saffâr, MuǾcemü’d-dirâsâti’l-Ķurǿâniyye, Bağdad 1984, s. 326, 608; Bekir b. Abdullah Ebû Zeyd, İbn Ķayyim el-Cevziyye: ĥayâtühû ve âŝâruh, Riyad 1405/1985, s. 184-185; Zekeriyyâ Saîd Ali, Belâġatü’l-Ķurǿân Ǿinde’l-müfessirîn ĥattâ nihâyeti’l-ķarni’s-sâdisi’l-hicrî (doktora tezi, 1411/1991), Câmiatü’l-Ezher Külliyyetü Dâri’l-ulûm, s. 3-19; a.mlf., “el-Fevâǿidü’l-müşavvıķ hüve Muķaddimetü Tefsîri İbni’n-Naķīb”, MMMA (Kahire), XXXV/1-2 (1412/1992), s. 61-86; Mehmet Faik Yılmaz, Âyetler ve Sûreler Arasındaki Münâsebet (doktora tezi, 1995), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 63-64, 176-177; Ebü’l-Eşbâl [Ahmed Muhammed Şâkir], “el-Kütübü’l-maǾzüvve ilâ ġayri muśannifîh”, el-Menâr, XIX/2, Kahire 1334/1916, s. 121-122; Abdülilâh Nebhân, “Ĥavle baĥş el-Fevâǿidü’l-müşavvıķ hüve Muķaddimetü Tefsîri İbni’n-Naķīb”, Aħbârü’t-türâŝi’l-ǾArabî, V/55-59, Kahire 1411-12/1991-92, s. 40-41.

Abdülhamit Birışık

Fizan.Net

Fizan Neresidir

Fizan Turgut Reis tarafından 1551 yılında feth edilip osmanlı imparatorluğuna bağlanan uç eyaletin ismidir. Bugün fizan libya içinde yer almakta ve çöllük alandır.