EDEBİYAT FAKÜLTESİ

İstanbul’da kurulan, benzerleri arasında Türkiye’nin ilk ve en büyük fakültesi.

Türkiye’nin en eski ve en büyük eğitim ve öğretim kurumu olan İstanbul Üniversitesi’ne bağlı on üç fakültenin en eskilerindendir. Osmanlı Maarif Meclisi’nin 21 Temmuz 1846 tarihli lâyihasına göre kurulması kararlaştırılan, ancak bu tarihten on dokuz yıl sonra 12 Ocak 1865’te faaliyete geçebilen Dârülfünun’da okutulacak dersler arasında halka açık fen derslerinin yanı sıra hikmet-i târîh ve coğrafyanın da bulunması dolayısıyla Edebiyat Fakültesi’nin başlangıcını bir bakıma buraya bağlamak mümkündür. Arkası gelmeyen bu ilk teşebbüsten sonra, 1868’de Maarif Nâzırı Saffet Paşa’nın hazırladığı Maârif-i Umûmiyye Nizamnâmesi ile yeniden kurulan ve 20 Şubat 1870’te halka açık dersler vererek öğretime başlayan Dârülfünûn-ı Osmânî’nin İlm-i Hukuk, Ulûm-i Tabîiyye ve Riyâziyyât, Hikmet ve Edebiyat adlı


üç şubesi bulunmaktaydı. Hikmet ve Edebiyat şubesinin öğretim programında şu dersler yer alıyordu: Terkîb-i vücûd-i insânî (biyoloji), ilm-i ahvâl-i nefs (psikoloji), mantık, meânî, beyân, ilm-i kelâm, ilm-i ahlâk, hukūk-ı tabîiyye, ilm-i târîh, “mükemmel Arabî, Fârisî ve Türkî”, Fransızca, Yunanca ve Latince, mukayeseli sarf-ı umûmî (genel dil bilimi), ilm-i arûz, târîh-i umûmî, ilm-i âsâr-ı atîka (arkeoloji), ilm-i meskûkât (nümismatik). Edebiyat Fakültesi’nin gerçek mânada ilk taslağını bu şube meydana getirir.

1874-1875 öğretim yılında Dârülfünûn-ı Sultânî adı altında üçüncü defa faaliyete geçen Dârülfünun’un İlm-i Hukuk, Ulûm-ı Fünûn-ı Riyâziyye ve Tabîiyye ile Edebiyat adlı üç şubesi bulunmaktaydı. O zamanlar “fakülte” tabiri yerine “mekteb” adı kullanıldığından gelecekteki asıl Edebiyat Fakültesi’ne çekirdek olan bu edebiyat şubesi Edebiyyât-ı Âliye Mektebi adını taşımaktaydı. Mektebin öğretim programını edebiyyât-ı Arabiyye, edebiyyât-ı Yunaniyye, edebiyyât-ı Latiniyye, felsefe, mantık, târîh-i umûmî ve ilm-i esâtîr-i evvelîn (mitoloji), ilm-i âsâr-ı atîka dersleri meydana getiriyordu. Eleman durumuna göre derslerin bir kısmı Türkçe, bazıları da Fransızca olarak yürütülmüştür. Felsefe ve târîh-i umûmî Fransızca, mantık hem Fransızca hem Arapça olarak okutulmaktaydı. Öğrenim süresi dört yıl olan Dârülfünûn-ı Sultânî’nin 1881’de kapanmasıyla Edebiyyât-ı Âliye Mektebi’nin de varlığı son bulmuştur.

15 Ağustos 1900’de, Maarif Nâzırı Zühdü Paşa tarafından hazırlanan Dârülfünûn-ı Şâhâne Nizamnâmesi ile üniversite dördüncü defa olarak kuruldu ve Edebiyat Mekteb-i Âlîsi yeniden açıldı. 1900-1901 ders yılında bu mektebin ikisi gayri müslim yirmi beş kayıtlı öğrencisi vardı. Öğrenim süresi üç yıl olan mektebin programını şu dersler teşkil etmekteydi: Hikmet-i nazariyye, ilm-i ahvâl-i nefs, mantık, ahlâk, hikmet-i bedâyi‘, Osmanlı edebiyatı, Arap edebiyatı, Fars edebiyatı, Fransız edebiyatı, Osmanlı tarihi, târîh-i düvel, coğrafya-yı umûmî ve Osmânî ve umrânî, ilm-i âsâr-ı atîka, usûl-i terbiye ve tedrîs (pedagoji). Bu derslerden bazıları öğretim üyesi yokluğundan okutulamamıştır. Okutulan başlıca dersler ve öğretim üyelerinin adları şöyledir: İslâm ve Osmanlı tarihi (Abdurrahman Şeref Efendi), Osmanlı edebiyatı (Atâ Bey), umumi coğrafya (Celâl Bey), ilm-i ahvâl-i nefs (Emrullah Efendi), Arap ve Fars edebiyatı (Abdurrahman Süreyyâ Efendi), Fransız edebiyatı (Mösyö Perard). Dersler ihtisas kısımlarına göre ayrılmadığından bütün öğrencilerce takip edilmek zorundaydı. Edebiyat Mekteb-i Âlîsi 1903’te yedi kişiyle ilk mezunlarını verdi. Fakültenin ihtisas bölümlerine ayrılması, İttihat ve Terakkî’nin iktidar devresinde yapılan Dârülfünun ıslahatı ile mümkün olmuştur.

Fakülte II. Meşrutiyet’in ilânından sonra bir ara Ulûm-ı Şer‘iyye (ilâhiyat) şubesiyle birleştirildiyse de daha sonra her iki kısım müstakil hale getirildi. Dârülfünun’u Ulûm-i Şer‘iyye, İlm-i Hukuk, Ulûm-ı Tabîiyye, Fünûn ve Ulûm-ı Edebiyye adlı beş şubeye ayıran 21 Nisan 1912 tarihli yeni nizamnâmeye göre Ulûm-i Edebiyye şubesi edebiyyât-ı Türkiyye, târîh-i edebiyyât-ı Türkiyye, edebiyyât-ı Fârisiyye, edebiyyât-ı Arabiyye, felsefe ve târîh-i felsefe, târîh-i umûmî, târîh-i Osmânî, coğrafya, iktisat, ilm-i ictimâî, elsine (Fransızca, Rusça, Almanca, İngilizce) programlarını içine almaktaydı. 1903-1915 yılları arasında Edebiyat şubesi (Fakültesi), aralarında geleceğin fikir ve siyaset alanında isim yapacak Zeynelâbidîn, Osman Nuri (Ergin), Süleyman Şevket (Tanlı), Halil Ni‘metullah (Öztürk), Çankırılı Ahmed Tal‘at (Onay), İsmail Hakkı (Uzunçarşılı), Şûrâ-yı Devlet âzası Halil İbrâhim, Ruşen Eşref (Ünaydın), Hâmid Sâdi (Selen) gibi simaların bulunduğu 286 mezun verdi.

1913-1918 yıllarında Edebiyat Fakültesi’nde de diğer şubelerde olduğu gibi ihtisaslaşmaya doğru giden bir eğitime başlanmış, 1915-1916 ders yılından itibaren şu bölüm ve disiplinler teşekkül etmiştir: Tarih ve Coğrafya. Umumi tarih, Osmanlı tarihi, siyasî tarih ve coğrafya. Ulûm-i İctimâî. İlm-i ictimâî ve ilm-i iktisad. Edebiyat. Türk edebiyatı, Türk edebiyatı tarihi, Garp edebiyatı tarihi, mehâsin (estetik), Arap ve Fars edebiyatları. Felsefe. İlmü’n-nefs (psikoloji), ilm-i mantık ve ahlâk, felsefe-i ûlâ ve felsefe tarihi, terbiye. Bu devrede fakültenin bünyesi içinde Fransızca, İngilizce, Almanca ve Rusça öğrenimi veren bir Elsine kısmı açılmıştır.

I. Dünya Savaşı’nın bitiminde fakülte Edebiyat, Tarih, Felsefe, Coğrafya olmak üzere dört ana bölüme ayrılmış, bu bölümler fakültenin temelini teşkil etmiştir. İçtimaî ilimler Felsefe bölümüne alınmış, bu arada Etnografya ve Folklor Kürsüsü ile Türk medeniyeti tarihi dersi de ihdas edilmiştir.

1915-1918 yılları arasında Macar Gyula Meszaros (etnografya), Friedrich Giese (Ural-Altay dilleri), Hermann Jacobi (mantık-felsefe), Lehmann Haupt (antik tarih), E. Obst (Osmanlı coğrafyası-beşerî coğrafya), Anschutz (pedagoji, tecrübî psikoloji), Eckhardt Unger (arkeoloji-nümismatik), G. Bergsträsser (mukayeseli Sâmî dilleri), Richter (Alman edebiyatı), J. H. Mordtmann (ilm-i usûl-i târîh) gibi tanınmış Alman ilim adamları fakültenin öğretim kadrosu içinde yer almışlardır. Ayrıca Hâlid Ziya (Uşaklıgil), Cenab Şahabeddin, Hüseyin Dâniş, Ali Ekrem (Bolayır), Ali Muzaffer, Necmeddin Sâdık (Sadak), Ziya Gökalp ve Köprülüzâde Mehmed Fuad da bu kadronun ünlülerindendir.

Fakülte, I. Dünya Savaşı’nın en hareketli devresine isabet eden 1916-1918 yılları arasında öğrencilerin çoğu cephede olduğu için mezun verememiştir. Savaş sırasında kız öğrenciler de kabul edilmiş, 1919-1920 döneminde Coğrafya bölümünden Şükûfe Nihal (Başar) Hanım ilk kız öğrenci olarak mezun olmuştur.

I. Dünya Savaşı yıllarında ve sonrasında Edebiyat Fakültesi Dârülfünun ile birlikte bazı ıslahata sahne olmuştur. 12 Kasım 1916’da yeni bir nizamnâme kaleme alınmış, Mütareke devrinde Hürriyet ve İtilâf hükümetleri üniversite ıslahatı meselesiyle yakından ilgilenmiş, diğer fakülteler gibi Edebiyat Fakültesi’nde de bir ıslahat komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonda Ahmed Naim, Ali Ekrem, Rıza Tevfik (Bölükbaşı), Ahmed Refik (Altınay) ve Fâik Sabri de (Duran) yer almaktaydı. Bu komisyonların faaliyetleri neticesinde 11 Ekim 1919 tarihli nizamnâme ortaya çıkmış, bunu 20 Ağustos 1921 tarihli bir diğeri takip etmiştir. Bunlardan birincisi fakültedeki dersleri şu şekilde çeşitlendirip zenginleştirmiştir: Türk edebiyatı, İran edebiyatı, Arap edebiyatı, Garp edebiyatları tarihi, tedkîk-i mütûn-i edebiyye, nazariyyât-ı edebiyye, mantık, ahlâk, terbiye, rûhiyat, içtimâiyat, târîh-i felsefe, mâba‘de’t-tabîa, İslâm felsefesi, tabiî, beşerî ve iktisadî coğrafya, memâlik-i İslâmiyye coğrafyası, kıtalar coğrafyası, son asırlarda Avrupa ve Devlet-i Osmâniyye tarihi, eski Şark kavimleri tarihi, Ortaçağ Şark kavimleri tarihi, Türk lisanı tarihi. Dârülfünun bünyesinde Hukuk, Tıp, Edebiyat ve Fünun olmak üzere dört ana kuruluş tanıyan 11 Ekim 1919 tarihli bu nizamnâmenin dikkate değer bir yönü, bunlara “şube” veya “fakülte”


adı yerine “medrese” tabirini koymasıdır. Bu sebeple Edebiyat şubesi bir ara resmî muamele ve yazışmalarda Edebiyat Medresesi ismini taşımıştır. 1922-1923 ders yılında Edebiyat Fakültesi’nin dört esas bölümünde okutulan dersler ve bunları okutan öğretim üyeleri şunlardır: Tarih Şubesi. Siyasî tarih (Ali Reşad), Osmanlı Devleti ile Avrupa münâsebâtı tarihi (Temmuz 1922’ye kadar Ali Kemal, sonra Ali Muzaffer), Osmanlı tarihi (Ahmed Refik), İslâm tarihi (M. Şemseddin [Günaltay]), Ortaçağ’da İslâm kavimleri tarihi (ıYusuf] Behçet [Güçer]), kadîm Doğu kavimleri tarihi (Avram Galanti), eski Yunan ve Roma tarihi (Fâzıl Nazmi), Türk tarihi (Necib Âsım [Yazıksız]). Coğrafya Şubesi. Tabiî ve mevziî coğrafya (İbrahim Hakkı [Akyol]), Türk ve İslâm kıtaları coğrafyası ([Hâmid] Sâdi), beşerî coğrafya (Ali Mâcid [Arda]), iktisadî coğrafya (Ali Mâcid). Edebiyat Şubesi. Türk edebiyatı tarihi (Temmuz 1922’ye kadar Cenab Şahabeddin, sonra Yahya Kemal, Köprülüzâde Mehmed Fuad), Batı edebiyatı tarihi (ıYusuf] Şerif [Kılıçel], daha önce Yahya Kemal), İran edebiyatı tarihi (Temmuz 1922’ye kadar Hüseyin Dâniş, sonra Veled Çelebi [İzbudak]), metin şerhi ([Ömer] Ferid [Kam], daha sonra Ali Ekrem [Bolayır]), Türk dili (Necib Âsım), Arap edebiyatı tarihi (Şevket, daha sonra İsmail Sâib [Sencer]), Fransız edebiyatı tarihi ([Yusuf] Şerif), Alman edebiyatı tarihi (Cemil), İngiliz edebiyatı tarihi (Temmuz 1922’ye kadar Barsamyan, bu tarihten sonra yeni kurulan Garp edebiyatı ile birleştirilmiştir). Felsefe Şubesi. Mâba‘de’t-tabîa (Temmuz 1922’ye kadar Rıza Tevfik, sonra Babanzâde Ahmed Naim), bedîiyyât (İsmail Hakkı [Baltacıoğlu]), İslâm felsefesi (İzmirli İsmail Hakkı), tecrübî rûhiyat (Ali Haydar [Taner]), terbiye (İsmail Hakkı), felsefe tarihi (M. Emin [Erişirgil]), rûhiyat (Mustafa Şekib [Tunç]), içtimâiyat (Necmeddin Sâdık), ahlâk (Mehmed İzzet), mantık (Babanzâde Ahmed Naim).

Edebiyat Fakültesi Cumhuriyet devrinde üniversitenin diğer fakülteleriyle birlikte mühim gelişmeler kaydetmiştir. Dârülfünûn-ı Osmânî yerine yeni adıyla İstanbul Dârülfünunu’na hükmî şahsiyet kazandıran 21 Nisan 1924 tarihli kanunun yanı sıra Maarif Vekâleti tarafından hazırlanıp yine aynı tarihte vekiller heyetince tasdik edilen tâlimatnâme doğrultusunda 1933’e kadar yapılan bazı düzenlemelerle fakültenin temel yapılanması güçlendirildi. 21 Nisan 1924 tarihli tâlimatnâmedeki düzenleme ile konulan yeni dersler fakültenin öğretim programını çok daha ileri seviyeye götürmekteydi. Fakültenin ilmî ağırlığını arttıran ve Türklük’le ilgili sahalara eskisinden daha çok yer veren bu programdaki dersler ve bunları okutan hocalar şunlardır: Edebiyat. Türk edebiyatı tarihi (Köprülüzâde Mehmed Fuad), Türk lisanı tarihi (Necib Âsım), şerh-i mütûn (Ali Ekrem), Arap edebiyatı tarihi (O. Rescher), İran edebiyatı tarihi (Ömer Ferid), Garp edebiyatı tarihi (Yusuf Şerif), Alman edebiyatı tarihi, İngiliz edebiyatı tarihi. Tarih. Umumi Türkiye tarihi (Ahmed Refik), Türk tarihi (A. Zeki Velidi [Togan]), İslâm Türk sanâyi-i nefîsesi tarihi (Albert-Louis Gabriel), akvâm-ı İslâmiyye tarihi (M. Şemseddin), Avrupa ve Türkiye münâsebâtı tarihi, akvâm-ı kadîme-i Şarkiyye tarihi (Avram Galanti), Roma ve Yunân-ı kadîm tarihi (Fâzıl Nazmi), kurûn-ı vustâ tarihi (Hâmid [Ongunsu], Behçet), asr-ı hâzır tarihi (Ali Muzaffer), târîh-i siyâsî. Felsefe. Mâba‘de’t-tabîa (Babanzâde Ahmed Naim), İslâm felsefesi (İzmirli İsmail Hakkı), târîh-i felsefe (Mehmed Emin), dinler tarihi ve felsefesi (M. D. Dumesnil), umumi rûhiyat (Ali Haydar), rûhiyat (Mustafa Şekib), mantık (Ni‘met [Halil Nimetullah Öztürk]), ahlâk (Mehmed İzzet), bedîiyat, içtimâiyat (Necmeddin Sâdık), terbiye (İsmail Hakkı), etfâliyat. Coğrafya. İslâm ve Türk coğrafyası, tabiî coğrafya (İbrahim Hakkı), beşerî coğrafya (Ali Mâcid), mevziî coğrafya (Hâmid Sâdi).

28-30 Temmuz 1929 tarihli düzenlemeye göre fakültenin üçü edebiyat, üçü tarih, üçü felsefe ve ikisi coğrafya olmak üzere aslî on bir kürsüsü bulunuyordu. Kürsüler dışında ayrıca şu dersler okutuluyordu: Arap edebiyatı tarihi, metinler şerhi, Türk dili tarihi, mâba‘de’t-tabîa, mantık, etfâliyat, Türk tarihi, Avrupa-Türkiye münasebetleri tarihi. Bunların bir kısmı bir süre sonra ilgili bölüm dersleriyle birleştirilmiştir.

31 Mayıs 1933 tarih ve 2252 sayılı Dârülfünun’un ıslahat kanunu ile, Dârülfünun 31 Temmuz 1933 tarihinden itibaren lağvedilerek yerine İstanbul Üniversitesi kurulduktan sonra 11 Kasım 1934’te vekiller heyetince kabul edilen tâlimatnâmeyle Hukuk Fakültesi’nin yanı sıra en çok değişiklik Edebiyat Fakültesi ders programlarında yapılmış, bazı dersler kaldırılırken Türk kültürüne ağırlık veren dersler konulmuştur. Öte yandan yetersiz görülen bazı öğretim üyeleri kadro dışı bırakılmıştır. Islahattan önce on dört müderris, dört muallim, altı asistandan ibaret bulunan öğretim kadrosu, kanun 1 Ağustos 1933’te yürürlüğe girdiğinde altı profesör, altı aday profesör, dört muallim ve beş yabancı profesörden teşekkül etmiştir. Esasen I. Dünya Savaşı’nı takip eden devrede İttihat ve Terakkî Partisi’ni desteklemiş öğretim üyelerinin fakülteden ayrılması ile kadroda bir azalma olmuştu.

1915-1933 yılları arasında Edebiyat Fakültesi’nden toplam 283 öğrenci mezun olmuştur. Mükrimin Halil (Yinanç), Ali Nihad (Tarlan), Ziyâeddin Fahri (Fındıkoğlu), Ahmed (Caferoğlu), Ömer Lutfi (Barkan), Ali (Tanoğlu), Besim (Darkot), Ahmed (Ardel), Nureddin Şâzi (Kösemihal), Selmin (Evrim), Ahmed Hamdi (Tanpınar) gibi ünlüler bu mezunlar arasında olup daha sonra aynı fakültede uzun yıllar görev yapacaklardır. Hasan Âli (Yücel), Agâh Sırrı (Levend), Necmeddin Halil (Onan), Bakü Üniversitesi’nden Emin Âbid, Akdes Nimet (Kurat), Abdullah Zihni (Soysal), Muzaffer Şerif (Başoğlu) gibi diğer tanınmış simalar da bu mezunlar arasındadır.

Atatürk’ün direktifleriyle Batı’ya gönderilen genç elemanlar ilim adamı olarak geri döndüklerinde fakülteyi daha da güçlendirmelerinin yanı sıra Nazi Almanyası’ndan ayrılan Hans Reichenbach, Ernst von Aster, Leo Spitzer, Hellmut Ritter, Erich Auerbach, Wilhelm Peters, Kurt-Bittel, Emin Bosch, Walther Kranz, Hans Marchand gibi milletlerarası çapta Alman öğretim üyeleriyle birlikte öğretim üye ve yardımcıları kadrosu gittikçe gelişmiştir. II. Dünya Savaşı esnasında bu kadro Th. Bossert, Gerhardt Fricke, E. Charles Bazell, B. Blackstone, Ernst Diez, Kurt Erdmann, Philippe Schweinfurt gibi şöhretlerle daha da zenginleşmiştir. Buna paralel olarak disiplin ve kürsüler artmış, başlangıçta serbest ders ve konferanslar şeklinde görülen sanat tarihi, antropoloji gibi disiplinler geniş bölüm teşkilâtlarına yönelmiş, özellikle yabancı dil ve edebiyat bölümleri yeniden kurulurcasına gelişmiş, pedagoji, psikoloji, sosyoloji disiplinleri ayrı kürsü statüsünü kazanmıştır.

Fakülte, II. Meşrutiyet’ten bu yana -Balkan Savaşı zamanı hariç- içinde bulunduğu Zeyneb Hanım Konağı’nın 28 Şubat – 1 Mart 1942’de yanması üzerine ilkin Dolmabahçe Sarayı’nda bugün Resim ve Heykel Müzesi’nin bulunduğu kısma, 1943’te Fındıklı’daki Hatice Sultan Sarayı’na (günümüzde Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin bulunduğu


bina) taşınmış, 1951’de de Sedat Hakkı Eldem tarafından Lâleli’de inşa edilen bugünkü binasına geçmiştir. Halen Edebiyat ve Fen fakültelerinin faaliyette bulunduğu bu bina, eski Türk öğretim kurumlarının plan şeması geleneğine uygun olarak düzenlenmiş, cephede tipik öğeler kullanılmıştır. İçte ise anfi-dershane ve koridor-salon düzeni çağdaş mimarlık anlayışını yansıtmaktadır.

Çok zengin genel kitaplığı, on yedi seminer kütüphanesi ve ihtisas laboratuvarları ile geniş bir hizmet veren fakültede 1983 yılı kayıtlarına göre 200.000’den fazla kitap, süreli yayın, el yazması ve eski yazı matbu eser bulunmaktaydı.

Edebiyat Fakültesi’nin diğer fakültelerden farklı bir özelliği, imtihan dışında öğrenciyi seçtiği ihtisas dalında bir tez hazırlayarak mezun etmesi olmuştur. Bu suretle 1924-1981 yılları arasında her biri başlı başına bir eser olan ve kendi sahalarına yeni bir katkı sağlayan binlerce çalışma meydana getirilmiştir. Sadece Türk Dili ve Edebiyatı ile Tarih bölümlerinde yapılmış mezuniyet tezlerinin sayısı 5000’i geçmektedir. Bunların büyük bir kısmı günümüzdeki yüksek lisans, hatta doktora tezlerine denk çaptadır. Pek azı basılma imkânına kavuşabilmiş olan bu tezlerden birer nüsha fakülte genel kütüphanesiyle seminer kütüphanelerinden başka üniversite kütüphanesinde mevcuttur.

Kitap yayını 3800’e yaklaşan Edebiyat Fakültesi, bunun yanında farklı disiplinlerce gerçekleştirilen sayısı otuza ulaşmış süreli yayınlarla bünyesinde yapılan araştırmaları ilim dünyasına geniş ölçüde sunmaktadır. Üniversite bünyesi içinde bölüm sayısınca en zengin fakülte olma vasfını taşıyan Edebiyat Fakültesi, yayımladığı ilmî dergilerin çokluğu ile de aynı imtiyazlı duruma sahiptir. Başlangıçta çeşitli ihtisas alanlarına ait yazı ve çalışmalar, 1916-1933 yılları arasında çıkan Dârülfünun Edebiyat Fakültesi Mecmuası içinde yer alırken 1917’de yayımlanmaya başlanan İctimâiyyat Mecmuası’nın ardından zamanla fakültenin bölüm ve ihtisas alanlarının her biri şu müstakil dergilere kavuşmuştur: Türkiyat Mecmuası, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Tarih Dergisi, Tarih Enstitüsü Dergisi, Sosyoloji Dergisi, Felsefe Arkivi, Sanat Tarihi Yıllığı, Sosyal Antropoloji ve Etnoloji Bölümü Dergisi, Coğrafya Araştırmaları, Coğrafya Enstitüsü Dergisi, Coğrafya Bölümü Dergisi, Review of the Geographical Institute of the University of Istanbul, Güneydoğu Avrupa Araştırmaları Dergisi, Şarkiyat Mecmuası, İslâm Tetkikleri Dergisi, Kütüphanecilik Bölümü Dergisi, Anadolu Araştırmaları Dergisi, Dialogues Dergisi, Litera (Fransız Filolojisi Dergisi), Alman Dili ve Edebiyatı Dergisi, İngiliz Filolojisi Dergisi, Dilbilim Dergisi, Bağlam Dergisi, Pedagoji Dergisi, Pedagoji ve Psikoloji Çalışmaları Dergisi, Tecrübî Psikoloji Araştırmaları Dergisi, Tecrübi Psikoloji Çalışmaları Dergisi.

Fakülte bünyesinde on enstitü ve araştırma merkezi bulunmaktadır. İlkin 1925’te Atatürk’ün direktifleriyle M. Fuad Köprülü’nün müdürlüğünde kurulan Türkiyat Enstitüsü, uzun yıllar fakülteye bağlı olarak hizmet verdikten sonra İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlanmıştır. 2547 sayılı kanunla araştırma merkezine dönüştürülen ve faaliyetlerini fakülte bünyesinde sürdüren dokuz enstitü ve merkez şunlardır: Pedagoji Enstitüsü (1936), Şarkiyat Enstitüsü (1938), İslâm Araştırmaları Enstitüsü (1953), Antalya Bölgesi Arkeoloji Araştırmaları Merkezi (Antalya 1954), Sanat Tarihi Enstitüsü (1959), Sosyoloji Enstitüsü (1960 [İlk kuruluşu, İctimâiyat Dârülmesâisi adıyla Ziya Gökalp tarafından I. Dünya Savaşı yıllarındadır]), Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Araştırmaları Merkezi (Van 1967), Tarih Enstitüsü (1968), Güneydoğu Avrupa Araştırmaları Enstitüsü (1969).

Geniş ölçüde klasik disiplinleri içine alan Edebiyat Fakültesi, yakından takip ettiği günümüz ihtiyaçları doğrultusunda son yıllarda Arşivcilik, Bilim Tarihi, Tiyatro, Çeviri, Rus Dili ve Edebiyatı ile Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım bölümlerini de bünyesine katmıştır.

M. Fuad Köprülü’nün 1923’ten 1939’a kadar dekanlığı sırasında büyük bir ilmî gelişme gösteren Edebiyat Fakültesi başta Türk filolojisi ve edebiyatı tarihi, sosyoloji, Türk tarihi, şarkiyat, felsefe ve psikoloji, pedagoji, coğrafya, Batı filolojileri olmak üzere beşerî ilimlerin birçok dallarının memleketimizde kurucusu olmak gibi tarihî bir role sahip bulunmaktadır. 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’na (1981) kadar olan devre içinde M. Fuad Köprülü, Zeki Velidi Togan, Mükrimin Halil Yinanç, Ali Nihad Tarlan, Râgıb Hulûsi Eldem, Mustafa Şekip Tunç, Halide Edip Adıvar, M. Cavit Baysun, İbrahim Hakkı Akyol, Mehmet Besim Darkot, Ahmet Ardel, Ali Tevfik Tanoğlu, Ârif Müfit Mansel, Afif Erzen, Hilmi Ziya Ülken, Halil Vehbi Eralp, Reşit Rahmeti Arat, Ahmet Caferoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Ateş, İbrahim Kafesoğlu fakültenin önemli isimlerini meydana getirmişlerdir.

Edebiyat Fakültesi, 6 Kasım 1981 tarih ve 2547 sayılı kanunla üniversiteler yeniden teşkilâtlanmadan önce on dokuz disiplinde otuz dokuz kürsü uzmanlık alanlarına göre öğretim ve araştırma faaliyetinde bulunmaktaydı. Yeni akademik teşkilâtlanmada bu kürsüler, on dokuz bölüm içinde elli bir anabilim ve dört de bilim dalı meydana getirmişlerdir. Fakültenin 1992 ders yılında öğretim ve eğitim kadrosunda görev yapan 136 öğretim üyesi (profesör, doçent, yardımcı doçent), doksan dört araştırma görevlisi, yirmi yedi okutman, üç uzman ve dokuz öğretim görevlisi, toplam 269 olan öğretim elemanı sayısı günümüzde (1994) 320’ye yükselmiştir. 8500’ü bulan öğrencisiyle Edebiyat Fakültesi Türkiye’nin en büyük ve en kalabalık fakültesidir. Ayrıca yüksek lisans ve doktora


programlarına kayıtlı yüzlerce öğrencisi vardır.

BİBLİYOGRAFYA:

Takvîm-i Vekāyi‘, nr. 1167, 27 Şaban 1286; nr. 1184, 1 Zilkade 1286; nr. 1277, 1 Receb 1277; nr. 1307, 15 Şevval 1287; nr. 1349, 5 Safer 1288; Salnâme-i Devlet-i Aliyye, (1287), s. 116; (1288), s. 132; (1289), s. 225; (1290), s. 197; Düstûr, Birinci tertib, İstanbul 1290, II, 198-204; İkinci tertib (1331), IV, 460-463; VII (1336), s. 659-664; XI (1928), s. 401-409; Üçüncü tertib (1931), V, 1047-1048, 1098-1117; Salnâme-i Nezâret-i Maârif-i Umûmiyye, 4. sene, İstanbul 1319, s. 19-23; Salnâme-i Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye, İstanbul 1326; Said Paşa, Hâtırat, İstanbul 1328, I, 262, 535-539, 572-580; Mahmud Cevad, Maârif-i Umûmiyye Nezâreti Târihçe-i Teşkîlât ve İcraâtı, İstanbul 1338; Mehmed Ali Aynî, Dârülfünûn Tarihi, İstanbul 1927; Türkiye Maarif Tarihi (1940), II, 453-468, 581-592 (1941); III, 997-1041; Cemil Bilsel, İstanbul Üniversitesi Tarihi, İstanbul 1943, s. 24-43, 84-88 (eser birtakım yanlışları dolayısıyla ihtiyatla kullanılmalıdır); Fuad İzgü, “Edebiyat Fakültesi”, AA, III (1946), s. 824-826; İstanbul Üniversitesi Öğrenci Rehberi, İstanbul 1952, s. 113-117; Faik Reşit Unat, Türkiye Eğitim Sisteminin Gelişmesine Tarihi Bir Bakış, Ankara 1964, s. 49-57; Cengiz Orhonlu, “Edebiyat Fakültesi’nin Kuruluşu ve Gelişmesi (1901-1933) Hakkında Bazı Düşünceler”, Cumhuriyet’in 50. Yılına Armağan (haz. İÜ Ed.Fak.), İstanbul 1973, s. 57-70; Cumhuriyetin 50. Yılında İstanbul Üniversitesi (haz. İstanbul Üniversitesi), İstanbul 1973, s. 435-463; F. Neumark, Boğaziçi’ne Sığınanlar (trc. Şefik Alp Bahadır), İstanbul 1982, s. 64-67; Edebiyat Fakültesi 1993-1994 Ders Yılı Öğrenci Kılavuzu, İstanbul 1993.

M. Taner Tarhan – Ömer Faruk Akün