EBÛ MAHZÛRE

أبو محذورة

Ebû Mahzûre Evs b. Mi‘yer b. Levzân el-Cumahî (ö. 59/678-79)

Mescid-i Harâm’ın müezzini, sahâbî.

Kureyş’in Cumah koluna mensuptur. Ebû Mahzûre künyesiyle meşhur olduğundan kendisinin ve babasının adında ihtilâf edilmiş, adının Selman, Semüre, Sümeyr veya Seleme, babasının adının Umeyr olduğu ileri sürülmüştür.

Ebû Mahzûre Mekke’nin fethedildiği yıl Hz. Peygamber ile Ci‘râne’de karşılaştıktan sonra müslüman oldu. O sırada Resûl-i Ekrem Tâif Muhasarası’ndan Ci‘râne’ye dönüyordu. Namaz vakti gelince müezzin ezan okumaya başladı. Resûlullah’a karşı büyük bir kin ve düşmanlık besleyen Ebû Mahzûre ile Kureyşli on genç ezan sesini işitince bir yere gizlendiler ve alaylı bir şekilde müezzini taklit ederek yüksek sesle ezan okudular. İçlerinden birinin güzel sesli olduğunu farkeden Hz. Peygamber onları yanına çağırttı ve kendilerine birer birer ezan okuttu. En son okuyan Ebû Mahzûre’nin sesini çok beğenerek ona ezanı öğretti; daha sonra namaz vakti gelince elini başına koyup alnını okşadı ve ezan okumasını emretti. Ebû Mahzûre bu emri isteksiz bir şekilde yerine getirdikten sonra Hz. Peygamber ona bir miktar gümüş para verdi ve kendisine dua etti. Gönlü İslâmiyet’e ısınan Ebû Mahzûre orada müslüman oldu ve Hz. Peygamber’den kendisini Mekke’deki Harem-i şerif’e müezzin yapmasını istedi. Bu arzusunu kabul eden Hz. Peygamber, Mekke Valisi Attâb b. Esîd’e gitmesini ve yeni görevini ona bildirmesini söyledi.

Ebû Mahzûre, Resûl-i Ekrem’in Mekke’den ayrılmasına kadar Kâbe’de Bilâl-i Habeşî ile birlikte ezan okudu. Resûlullah’ın okşadığı alnına düşen saçları hiç kestirmedi. 59 (678-79) yılında ölünceye kadar Mekke’de müezzinliğe devam etti. Kendisinden sonra Mescid-i Harâm müezzinliğini oğlu ve torunları yüzyıllarca devam ettirmişlerdir.

Kureyş’in nesebini çok iyi bilen Ebû Mahzûre’den hanımı Ümmü Abdülmelik ve oğlu Abdülmelik ile Esved b. Yezîd en-Nehaî, Abdullah b. Muhayriz, İbn Ebû Müleyke ve daha başkaları hadis rivayet etmişlerdir. Hepsi de ezanı Hz. Peygamber’den öğrenmesiyle ilgili olan


sekiz rivayeti Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde bulunmaktadır (III, 408-409; VI, 401). Bu rivayetlerden biri Sahîh-i Müslim’de, diğerleri Kütüb-i Sitte’ye dahil dört Sünen’de de yer almıştır.

BİBLİYOGRAFYA:

Müsned, III, 408-409; VI, 401; Müslim, “Salât”, 6; Ebû Dâvûd, “Salât”, 28; Nesâî, “Ezân”, 3, 4, 5, 6, 15, 16; Abdürrezzâk es-San‘ânî, el-Musannef, I, 457-459, 476, 482; İbn Sa‘d, et-Tabakāt, V, 450; İbn Kuteybe, el-MaǾârif (Sâvî), s. 133; Yâkūt, MuǾcemü’l-büldân, Tahran 1965, II, 85, 351; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-gābe, I, 177; VI, 278-279; Zehebî, AǾlâmü’n-nübelâǿ, III, 117-119; İbn Hacer, el-İsâbe, IV, 176; Köksal, İslâm Tarihi (Medine), VIII, 514-516.

Murat Sarıcık