EBÜ’l-ALÂ el-AFÎFÎ

أبو العلاء العفيفي

(ö. 1897-1966)

Felsefe ve tasavvufla ilgili araştırmalarıyla tanınan Mısırlı âlim.

Mart 1897’de Mısır’ın Benderülcîze şehrinde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk öğrenimini burada yaptı; hıfzını da tamamladıktan sonra 1916’da Dârü’l-ulûmi’l-ulyâ’ya girdi. Bu okuldan 1921 yılında mezun olan Afîfî aynı yıl İngiltere’ye gitti. Bir süre dil kursuna devam ettikten sonra Cambridge Üniversitesi’ne kaydoldu. Bu üniversitenin felsefe bölümünü birincilikle bitiren ilk Mısırlı öğrenci oldu (1924).

E. G. Browne, R. A. Nicholson, A. J. Arberry gibi şarkiyatçılardan istifade eden Ebü’l-Alâ, The Mystical Philosophy of Muhyid-Din Ibnul ǾArabī adlı teziyle felsefe doktoru unvanını aldı (1930). Aynı yıl ülkesine döndü ve Kahire Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. 1940 yılında doçent olduktan sonra İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi dekan yardımcılığı ve felsefe bölüm başkanlığına getirildi. 1943’te profesör oldu; 1947’de çalıştığı fakültenin dekanlığına tayin edildi ve bu görevi 1957 yılına kadar sürdürdü. Ayrıca Mısır Sanat ve Sosyal Bilimler Yüksek Konseyi üyeliği de yapan Ebü’l-Alâ el-Afîfî Ekim 1966’da İskenderiye’de vefat etti.

Mısır’da Mustafa Abdürrâzık’ın liderliğini yaptığı grup, dinî ve felsefî ilimlerle ilgili araştırmalarda Batılı metotları kullanmayı reddederken Afîfî bütün araştırma ve incelemelerinde bu metodu savunarak kullanmıştır. Çoğu kelâm, felsefe, tasavvuf, ahlâk ve psikolojiye dair olan makaleleriyle milletlerarası kongrelere sunduğu tebliğlerinde İslâm düşünce tarihinde önemli yerleri bulunan Kādî Abdülcebbâr, Abdülkerîm el-Kuşeyrî, İbn Sînâ, İbn Haldûn, Gazzâlî, Muhyiddin İbnü’l-Arabî, İbn Kasî gibi şahsiyetlerin eserleri ve tesirlerine dikkat çekmiş, Batı dillerinden Arapça’ya tercüme ettiği makale ve eserler felsefe ve tasavvuf sahasında çalışanlara yeni ufuklar açmıştır.

Eserleri. A) Telif Eserleri. 1. The Mystical Philosophy of Muhyid-Din Ibnul ǾArabī (Cambridge 1939). Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin tasavvuf anlayışı konusunda Batı’da yapılan en geniş araştırmadır. Müellif eserin önsözünde konunun bütün yönlerini izah edemediğini, İbnü’l-Arabî’yi bütünüyle kavramak isteyenlere örnek olabilecek bir çalışma yaptığını söyler. İbnü’l-Arabî’nin kendi eserlerinin dışında özellikle Asin Palacios, Nicholson, H. S. Nyberg ve Browne’nin incelemelerinden faydalanan Afîfî eserin birinci bölümünde varlık nazariyesi, tenzih, teşbih, sıfatlar ve vahdet-i vücûd üzerinde durmuş; ikinci bölümde İbnü’l-Arabî’nin kelâm (logos) öğretisi, hakîkat-i Muhammediyye, insân-ı kâmil, nübüvvet, velâyet; üçüncü bölümde bilgi nazariyesi ve psikolojisi, tasavvufî tecrübenin hedefi; dördüncü bölümde İbnü’l-Arabî’nin din, ahlâk ve estetikle ilgili görüşlerini ele almış; ek bölümde ise İbnü’l-Arabî’nin kaynakları meselesini mukayeseli olarak incelemiştir. Eser Mehmet Dağ tarafından Muhyiddîn İbnu’l-Arabî’nin Tasavvuf Felsefesi adıyla Türkçe’ye tercüme edilmiştir (Ankara 1975). 2. et-Tasavvuf sevretün rûhiyye fi’l-İslâm (İskenderiye 1963). Eserde tasavvufun İslâm düşünce hayatında meydana getirdiği mânevî değişim ele alınmıştır. Yazarın özellikle üzerinde durduğu husus, diğer büyük dinlerin mânevî boyutu ile mukayese edilebilecek konuların İslâm’da ancak tasavvufî hayat ve düşüncede mevcut olduğudur. Eserde tasavvuf ve kaynakları hakkında genel bilgiler verilmiş; tasavvuf teriminin klasik kaynaklarda geçen altmış beş tarifi kronolojik bir sıra ile aktarıldıktan sonra tasavvufun tevhid, fıkıh, kelâm ve felsefe üzerindeki etkileriyle vahdet-i vücûd, vahdet-i şühûd, fenâ, ahlâk, mârifet, zikir gibi konular ele alınmış; son bölümlerinde cezbe, işrâk, rızâ, fakr-gınâ, melâmet, sekr-sahv, velâyet, mârifet, hatmü’l-evliyâ gibi tasavvufî meseleler tartışılmıştır. Yazar ilâhî aşk konusunu işlerken özellikle Hâris el-Muhâsibî, Cüneyd-i Bağdâdî, Zünnûn el-Mısrî, Bâyezîd-i Bistâmî ve İbnü’l-Fârız’ın görüşlerine başvurmuş, aynı konunun felsefî boyutunu işlerken de Hallâc-ı Mansûr ve İbnü’l-Arabî’ye geniş yer ayırmıştır. Müellif eseri kaleme alırken İslâm’ın ilk beş asrında yazılmış olan tasavvufî eserlerden hareket etmeye dikkat etmiş, tarikatlar döneminde yazılan kitapların bakış açısını göz önüne almamış ve ayrıntılarına girmemiştir. Eserin “Tasavvufun Zikir Sahasında Yaptığı İnkılâb” başlıklı bölümü Mustafa Kara tarafından tercüme edilmiştir (Nesil Dergisi, Şubat 1979, sy. 5, s. 17-20; Haziran 1979, sy. 9, s. 41-42). 3. el-Mantıku’t-tevcîhî (Kahire 1983). Mısır Millî Eğitim Bakanlığı’nın isteği üzerine kaleme alınmış bir ders kitabıdır.

B) Metin Neşirleri. 1. el-Melâmetiyye ve’s-sufiyye ve ehlü’l-fütüvve (Kahire 1364/1945). Melâmetiyye’ye dair kaleme alınmış ilk eser olan Muhammed b. Hüseyin es-Sülemî’nin er-Risâletü’l-Melâmetiyye adlı kitabının neşridir. Nâşir, seksen beş sayfalık bir giriş yazarak eseri tanıtmıştır. Girişin birinci bölümünde Melâmetiyye’nin ortaya çıkışı, fütüvvetle ilişkisi, temel özellikleri gibi konular ele alınmış, ikinci bölümde ise Sülemî’nin risâlesi incelenmiştir. Ömer Rıza Doğrul bu eseri giriş kısmında bazı değişiklikler yaparak Türkçe’ye çevirmiş ve İslâm Tarihinde İlk Melâmet adıyla yayımlamıştır (İstanbul 1950). 2. el-Burhân (Kahire 1955). İbn Sînâ’nın mantıkla ilgili eserinin önsöz ilâvesiyle yapılmış açıklamalı neşridir. 3. “Kitâbü’l-Lutf” (Kahire 1382/1962). Bir heyetin neşrini gerçekleştirdiği Kādî Abdülcebbâr’ın el-Mugnî adlı eserinin bu bölümü (XIII, 1580) Ebü’l-Alâ el-Afîfî tarafından yayıma hazırlanmıştır. 4. Fusûsü’l-hikem ve’t-taǾlîkatü Ǿaleyh (Beyrut 1365/1946). İbnü’l-Arabî’nin Fusûsü’l-hikem’inin ilmî neşri ve şerhidir. Afîfî, eserin daha kolay anlaşılabilmesi için metnin baş tarafına koyduğu uzun bir bölümde (s. 543) İbnü’l-Arabî’nin üslûp özelliklerini incelemiş, Hak, halk, ilâhî zat, tenzih, teşbih, vahdet-i vücûd, insan, Allah gibi konuların ele alınış tarzını tahlil etmiştir. Fusûsü’l-hikem’in ilk ilmî neşri olan bu çalışma, her fasıl için yazılan ta‘likat ve şerh ile sona ermektedir. Afîfî eseri İngilizce’ye de tercüme etmiştir (Gibb Memorial Series içinde, 1951). 5. Mişkâtü’l-envâr (Kahire 1383/1964). Gazzâlî’ye ait bu eserin önceki basımlarının hatalı olduğunu söyleyen nâşir (bk. s. 1-3), yayımında Süleymaniye ve İskenderiye kütüphanelerinde bulunan iki nüshayı esas almış, giriş kısmında eserin yazmaları hakkında bilgi vererek muhtevasını tahlil etmiştir.

Afîfî, çoğu Kahire ve İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi dergilerinde olmak üzere birçok yerli ve yabancı dergide, ansiklopedi ve armağanlarda İbnü’l-Arabî hakkında ve genel


olarak tasavvuf, felsefe ve kelâm konularında makaleler yayımlamıştır (makalelerinin bir listesi için bk. Muhammed Ali Ebû Reyyân, s. 12-16). İngilizce’den yaptığı çeviriler içinde en dikkate değer olanı, R. A. Nicholson’un 1906-1930 yılları arasında çeşitli dergi ve ansiklopedilerde çıkan tasavvufla ilgili makalelerinden bir derleme olan Fi’t-Tasavvufi’l-İslâmî ve tarîhih (İskenderiye 1946) adlı eserdir (diğer tercümeleri için bk. a.g.e., s. 16).

BİBLİYOGRAFYA:

Ebü’l-Alâ el-Afîfî, Muhyiddîn İbnu’l-Arabî’nin Tasavvuf Felsefesi (trc. Mehmet Dağ), Ankara 1975, mütercimin önsözü, s. 7-9; Suad el-Hakîm, İbnü’l-ǾArabî, Beyrut 1411/1991, s. 22-23; Muhammed Ali Ebû Reyyân, “Ebü’l-ǾAlâ el-ǾAfîfî”, Mecelletü Külliyyeti’l-Âdâb, XX, İskenderiye 1966, s. 5-19.

Mustafa Kara

Fizan.Net

Fizan Neresidir

Fizan Turgut Reis tarafından 1551 yılında feth edilip osmanlı imparatorluğuna bağlanan uç eyaletin ismidir. Bugün fizan libya içinde yer almakta ve çöllük alandır.